- Message Board
- Start New Topic
- Group Members
|
Arkadaslar Deniz GEzmis Sizce Bir Sosyalistmiydi Kemalistmi?? Kemalizm Düsüncesinimi Benimsedi Yoksa Marksiszmimi? Deniz Gezmis Kemalist Sosyalist Olabilirmi ( ki zaten boyle bir sey yok :D):S Kemalizmin Marksizmlede ilgisi yok :S bence Deniz Gezmis Kemalist degildi Fakat o donemin kosullarına göre büyük bir kitleyi kazanabilmek ve Devrimi cabuklastırılmak için yapılmıs bir stratejiydi Bu Konusmayı baslatıyorum çünkü sizlerinde yorumlarınızı bekliyorum yanlıs bir sey kullanmıssam affola.
Posted by Alican
|
May 14, 2008 9:12 AM |
|
Deniz Gezmiş: " Yaşasın tam bağımsız Türkiye.Yaşasın Marksizm- Leninizm. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği. Yaşasın İşçiler, köylüler. Kahrolsun emperyalizm,"
Yusuf Aslan: "Ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. Sizler bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerikanın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm, ". Hüseyin İnan: "Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm!" denizlerin son sözleri herşeyi açıklar Posted by berat
|
May 14, 2008 9:52 AM |
|
KEMALİZM SOSYALİZM AYNI ŞEYDİR KEMALİZMİN VARACAĞI YER SOSYALİZM DİR
http://www.hi5.com/friend/group/3074648--B%25C3%2584%25C2%25B0L%25C3%2584%25C2%25B0MSEL%2BSOSYAL%25C3%2584%25C2%25B0ZM--front-html Posted by ÖNCÜ
|
May 14, 2008 9:53 AM |
|
![]() BİLİMSEL SOSYALİZM GRUBU http://www.hi5.com/friend/group/3074648--B%25C3%2584%25C2%25B0L%25C3%2584%25C2%25B0MSEL%2BSOSYAL%25C3%2584%25C2%25B0ZM--front-html Posted by ÖNCÜ
|
May 14, 2008 9:55 AM |
|
Devrimci Gençlik Ne İstedi? Düşmanı Kimdi?
Denizlerin idamının ne anlama geldiğini bugün Türkiye daha iyi anlıyor. Devrimci gençlik hareketi o dönemde ne istediğini açıkça belirtmişti: Emperyalistlerin tahakkümünden kurtulmuş, kendi halkının iradesiyle yönetilen bir Türkiye. Yani "tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye". Bu devrimciler bu fikirleri savunmaktan ve mücadele etmekten başka bir şeyle suçlanmadıklarına göre idam fetvası verilen de bağımsız Türkiye özlemidir. İkinci olarak, Denizler amaçlarına ulaşmak için Türkiye'deki siyasal mekanizmadan herhangi bir beklenti içine girmeyerek, tarihsel bir geleneğe yani Kuvayı Milliye geleneğine dayandılar. Güvendikleri toplumsal kuvvet ise parlamentarizm içinde asla özlemine ulaşamayacak olan emekçi halktı. Yani Denizlerin idam kararı, aslında, Batıcı ve gerici bir siyasal düzeni sürdürme çabasından başka bir şey değildi. Deniz Gezmiş gençliğin kavgasını "antiemperyalist" kavga olarak adlandırmıştı. Denizler ulusal kurtuluş savaşçıları olarak emperyalistlerin düşmanıdırlar. Devrimci gençlik andında "sayımızın azlığına, düşmanın çokluğuna bakmadan" diye belirtilen bir bölüm vardır. İşte bu sefer düşman, sayılarına bakmaksızın ne olursa olsun onları yoketmek gerekliliğini kavramış olarak saldırmıştı. O dönemin devrimci liderlerinin büyük çoğunluğu şehit edildiler. Çünkü bu savaş sadece devrimciler için değil, devrimcilerin ve halkın düşmanı olan emperyalistler için de ölüm kalım savaşıydı Posted by berat
|
May 14, 2008 10:05 AM |
|
Atatürk'ün yolundan yürümeyen siyasal partilerin hegemonyası giderek güçlendi. Öyle ki Denizlerin idamından bu yana tek bir Atatürkçü iktidar görülemezken, Atatürk düşmanı olduğunu gizlemeyen partilerin koalisyonlarıyla Türkiye yönetildi. Görülmedik derecede gerici yönetimler altında Türkiye büyük karışıklıklara sürüklendi. Binlerce insanın hayatına malolan katliamlara, aydınlarımızın birer birer katledilmesine göz yuman, destek çıkan, kışkırtan iktidarlar Batıya verdikleri tavizleri gericilere verdikleri tavizlerle koruyabildiler. Halkın üstünde büyük bir baskı ve korku rejimi oluşturdular. Gerici odakların desteğini almadan hiçbir parti bir yere kıpırdayamıyor.
Türkiye on yıllardır, halkın en çok %20'sinin desteğini alan partilerin koalisyonlarıyla yönetiliyor. Elbette bu oyu alabilmelerinin de tek sebebi kendi çıkarları doğrultusunda sürekli yeniledikleri seçim sistemleri. Buna rağmen bugün hiçbir partinin %10'ları aşabilecek bir desteğe sahip olmadığını partilerin kendi yaptırdıkları kamuoyu yoklamaları gösteriyor. Buna rağmen "başka bir alternatif yok" demekte ısrar ediyorlar. Elbette böylesine bir halk düşmanı rejim halka hiçbir şey vermiyor. Tersine daha Atatürk zamanında inşa edilmiş kamusal alan ortadan kaldırılıyor. Batı sermayesinin hegemonyasında olmaktan başka bir şey ifade etmeyen piyasa düzeni tüm ekonomimizi yıkıyor. Halka yoksulluk getiriyor. Ülkenin geniş köylü kitlesi tarımın tamamen kendi haline bırakılması, yani çökertilmesi ile kentlere göçe zorlanıyor. Ve şimdi kentlerdeki büyük işsizlik dalgası halkı ne yapacağını bilemez halde ortada bırakıyor. "Paran yoksa öl" diyebilmiş bir piyasa düzeni savunuculuğunun gençliği isyan ettirmesine kimse şaşıramaz. Gençliğin bu düzeni ortadan kaldıracak bir devrim istemesi haktır. Denizler böyle bir gidişi gördükleri gibi ona karşı mücadele ettikleri için hedef haline geldiler. Bunun Batı işbirlikçileri açısından ne kadar yerinde bir tespit olduğunu ise Türkiye'nin geldiği yerin bir başka yüzü gösteriyor. Düzeni halka ve Türkiye'nin bağımsızlığına karşı daha yıkıcı olmamakla eleştiren, piyasacılığın ve Batıcılığın meşruluğunu gözeten bir komprador sol anlayış, neden iktidarın "başka bir alternatif yok" diyebildiğini açıklıyor. Denizlerin her türden oportünizme, revizyonizme ve Batı uşaklığına karşı aldığı net tavrı ortadan kaldırılınca meydan böylelerine kalıyordu. İşte şimdi de bunlar yeniden "faşizm geliyor" korkutmacalarıyla halktan daha fazla taviz, Batıdan daha fazla hamilik beklemiyorlar mı? Türkiye'nin Batı karşısında bağımsız kalmayı isteyen ulusal kuvvetlerine karşı "sivil" parlamentarizm destekçiliği yapmıyorlar mı? Devrimci gençlik varken böyle bir düzen de, böyle bir solculuk da mümkün değildir. Herkes bunu tecrübeleriyle biliyor. Posted by berat
|
May 14, 2008 10:07 AM |
|
Denizlerin THKO Davası Savunması'ndan:
Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Posted by berat
|
May 14, 2008 10:10 AM |
|
|
This item has been blocked and cannot be viewed. The user who posted this item has been blocked due to abuse of the hi5 Terms of Service.
|
May 14, 2008 10:28 AM |
|
Bildiğim kadarıyla ve bu bildiklerimi burada ki bazı arkadaşlarda doğruladı.. Deniz Gezmiş idam olunurken son söylediği sözler ''yaşasın sosyalizm'' ''yaşasın marksizm'' diye olmuştur... Kaynağını yabancı kaynaklardan alan düşünceler Türk Milletinin refahını sağlayamaz. Bu geçmişte böyle olmuştur ve oluyor da...
Hatta Atatürk'ün bunla ilgili bir sözünü tekrar hatırlatayım.. '' Dünya'da hiçbir millet yoktur ki ecnebilerin fikirleriyle refaha kavuşmuş. Yabancı kaynaklı düşünceler geçmişte başarılı olamamıştır.Şuanda da olamamaktadır.Gelecekte de olmayacaktır'' Ulu Önder'in iki cümlesini beraber yazdım. Bence Atatürk'ün bu cümleleri herşeyi kanıtlıyor ve açıklıyor... Posted by TÜRK
|
May 14, 2008 10:58 AM |
|
Sevgili Burcu; Ben Bu dediklerine katılmıyorum. Mustafa Kemal Cagının en büyük lideri ven en ilericilerden biri olsada asla Marksizm gibi bir düsünce ile bir tutulamaz Deniz Gezmis ise Kemalist düsünceyi degilde Marksist düsünceyi benimsemistir Fakat; O donemde Kemalistlerde birer yarı sempatizan olarak gorunuyordu ve bunları kendi alanına dogru cekerek devrime kocaman bir adım atmak gerekli ve sarttı Deniz Gezmisde Cok yerinde olarak bu kisileri orgutlemek istedi sende biliyorsunki hangi taraf hangi düsünce olsunki örgütlemek çok onemlidir. Bunun için Biraz stratejik olarak boyle bir düsüncenin olması cok dogru ve gereklidir. Bu dediginde yeterince acıklayıcı olmadı maalesef. Sence Bu soz ne demek oluyor '' Dünya'da hiçbir millet yoktur ki ecnebilerin fikirleriyle refaha kavuşmuş. Yabancı kaynaklı düşünceler geçmişte başarılı olamamıştır.Şuanda da olamamaktadır.Gelecekte de olmayacaktır'' Bu dusuncenin dogruluna inanabiliyormusun bunuda M.Kemal Soylemistir. Boyle konusan biri Nasıl enternasyonel olabilir???
Posted by Alican
|
May 15, 2008 5:29 AM |
| Americas | Europe | Eastern Europe Asia Pacific |