T utunacak bir el war sadece U marsızca çırpınışlarıma rağmen G özlerine bakarak görüorum herşeyi B eni bazen arayıp sormasanda A ramızda mesafeler olsada
Ben her şeye bu kadar umutla bakarken yeniden ne varsa umuda dair yıktın da gittin
Bir yerlerde hatalıyım biliyorum beklide hatalarım en başa dayanıyor Çok umut kırdım çok yürek param parça oldu yolumda bedel ödüyormuşum Öyle diyorlar... Ben borcumu yüreğimi harcayıp verdim Hala alacağı olan varsa alsın
üstü kalsın….
Ama ya sen sen neden herşeyi böyle parçaladın yağmaladın serdiğim yürek zaten senindi zarar ziyan etmene ne gerek vardı ki Ama işte sen
Sen öyle bir anda gittin ki
Tam ben hayata bi anlam yüklemiştim Daha önce yüklemediğim bi anlam yaşamak gibi mutluluk gibi aşk gibi…. Sen tamda bana yakınken tamda elimi uzatacakken tamda benim diyecekken umutlarım tamda kıyılara vuracakken gittin…
Sevdiğim...
Aşkın yüreğimden sebepsizce derin acısıyla çıkıp gidiyor Durduramıyorum... seni.. şimdi ve bundan sonra güneş batmadan yarım kalıcak tıpkı bu aşk gibi…. tıpkı benim gibi....
Beni söndüren soluğun seninki olmasını nasıl isterdim, bir bilsen...
Daha önce hiç duymadığım bir şarkı söylüyor gözlerin... Gece, siyah saçlarını senin için savuruyor. Biterken, bulutlu yüreğimi götürüyorum yanımda. Seni değil, her an yeni bir sevda sağanağına hazır yüreğimi götürüyorum...
Bildiğim bütün yollar sana çıkıyor. Sevda denen uçurumun kenarındayım... Ellerimi tutma! Avuç içlerimde ayrılığın haritası çizili. Sakın bakma gözlerime! Hasretin mahpus coğrafyasından bir avuç toprak var gözlerimde... Beni, kıskanç bir sevdalı olan yalnızlığımla baş başa bırak.
Veda çarmıhına geriliyor bütün şiirler. Kalemimden sızan keder, kelimelerimi zehirliyor. Ümitlerimiz, zaman denen enkaz yığınının altında tanıdık kokular arıyor. Bizse yürekler satın alıyoruz kendimize, yeniden sevebilmek için... Hiçliğin ağlayan yalanında, kendimize bir yer ediniyoruz. Ümitlerimiz, enkaz altında. Yakalarında birer siyah karanfil... Anılarımız göç ediyor sonsuzluğun rüzgârıyla. Ceplerinde, nicedir beklediğimiz ilkbahar...
Hüznümün bozuk imlasıyla kuruyorum aşk köprüsünü... Adımını attığın anda, köprü alev alıyor. Seni taşıyamıyor artık yüreğim. Köprüyü onarmaya yetmiyor, tarihsiz kaçışlarım bile. Sınır dışı ediliyorsun, yok saydığın ülkemden. Yine de, gözlerin hala kelepçe bileklerimde...
Yitik bir aşk hikâyesi bizimki. Faili acımasız, bir meçhul aşk... Faili sensin apansız çıkan bu yangının. Sen ki, buz tutmuş mektuplarla ısınan ve okuduğu her mektupta, toprağındaki yarık biraz daha büyüyen bir evrensin... Gözünün önünde eriyip giden mumları unutup yeni kuşlar vurursun kanatlarından... Yüreğin harabeye döner; yağmurdan der, avutursun kendini... Oysa bilmezsin, sönüşüne aldırmadığın mumların, yüreğine kurduğu çadırlardır sana bu acıyı veren...
Elektriğin geri geldiğinin fark edilmesiyle söndürülmüş mum gibiyim... Beni söndüren soluğun seninki olmasını nasıl isterdim, bir bilsen
Baharın habercisiydi bana gelişin. Ne güzeldi yine seninle doğmak. Senin olmak. Seninle olmak. Tam kapatmışken kapılarımı aşka sen giriverdin hayatıma. Sevemedim senden sonra kimseyi, sevemedim... Seni unutmadim, unutamadim... Kalbime yine hoşgeldin yar...
Şimdilerde yeniden doğmuş gibiyim. Daha sıkı sarılmışım hayata. Hayat seninle ne güzel. Daha bi seviyorum artık baharı, nisan yağmurlarında ıslanmayı... Hayatıma öyle bir girdin ki söküp atamadım seni kalbimden. Öyle bir bağlanmıştım ki sana sensiz olamıyordum. Başkalarında bulamadım senin sıcaklığını. Verdiğin acılar bile zevk veriyordu bana. Bağlanmıştım, sevmiştim seni hayatımdan silip atamazdım. Ve atmadım. Hala Aşığınım. Ve hala Dünyalar kadar seviyorum seni...
Dünyaya birdaha gelecek olsam yine seninle olmak isterim.
Yönünü kaybetmiş bir gemi gibi limanına sığındım. Gidemem artık başka diyarlara. Yokluğunda geceler kabus gibi çöktü üstüme. Sanki odamdaki duvarlar üstüme geliyordu. Ve artık her nereye baksam hayalini görüyordum. Her gece ama her gece çaldın rüyalarımın kapılarını. Her gün doğan güneşe inat gözlerinin hayaliyle ısındımi, hayalinle avuttum kendimi. Tam son umudumu kaybedecekken sen girdin kalbime... Kalbime hoşgeldin yar...
Ölümlerden beterdi gidişin. Heryanımı hasretin sarmıştı. Bir başıma kalmışdım şu yalan dünyada. Ta ki sen yine çıkıverdin karşıma. Şimdilerde sendeyim. Yüreğimi yüreğine kattım. Alıp götürdün beni. Yangınlardan çıkardın beni. Bir ölünün dirilişi gibi bir mucizeydi bana gelişin. Ama geldin... Kalbime Hoşgeldin yar...
Al beni yar. Gidelim birlikte melekler ülkesine, mavi gökyüzünün yeryüzüyle birleştiği yere... Kapatalım kapılarımızı acılara, yalanlara, sahte dostlara... Ve yelken acaLim sevgi adasına doğru birlikte... Yeter ki al götür beni buralardan. Yüreğim öyle muhtaç ki bir yudum sevgine lütfen esirgeme, çok görme şu seven yüreğime. Bir hayalin gerçekleşmesiydi bana gelişin... Bu hayal öyle bir hayaldi ki tek yaşama sebebimdi... Bu sebep ya ölümüm ya da yeniden doğuşum olacaktı; ama sen geldin yar... Kalbime hoşgeldin yar...
Şimdi var mısın benimle bir ömür paylaşmaya? Var mısın acıları da , sevinçleri de birlikte paylaşmaya?Herkese inat birbirimize sımsıkı sarılmaya var mısın ?Baharla birlikte geldin kalbime... Öyle bi hayat verdin ki şu yüreğime senin sevginle atacak daima... Kalbimden hiç ayrılmaman dileğiyle... KALBİME HOŞGELDİN YAR...
Yüreğimden ayrılık şarkıları geçiyorsa , Gene adımlarım sana doğrudur. Kırmızı olur akşamlarım, Kırmızı felakettir derdin! Felaket ne demek... ... Odam mum ışığı, Denizin kokusunu özlüyorsam, Gene dümeni sana kırmışımdır Boğulur musum sana her geldiğimde öyle diyordun! boğulmak ne demek... ... ... ... Kaç dümen kırdım onun yolunda.. Kaç kez söyle düş bozgunu! Dumanım biraz sarı biraz kızılca Ondan kalan küllerim var Oynadıkça dağılıyor havaya titriyorum. bir o yok! Oysa ben kaç adım yakınında Soluğuna titredim bir tek onun haberi yok! geriye ölü bir suskunluk bırakacağım hiç açılmamış yaralardan kanayacak sancısı, ve gözleri ağır yaralı heryerde beni arayacak Boğulmak mı dedim? boğulmak budur işte kokum umulmadık düşecek yanına ıssız bir gece pişmanlık bir bir kemirecek ruhunu her bir öpüşte boğulmak nedir diye sormuştun boğulmak budur işte. değil mi?
uyumam ..uyutmam ...uslanmam ....durmam .....yorulmam ......deliririm .......delirtirim ........ağlarım .........ağlatırım ..........gülerim ............çok konuşurum .............sustunmu hiç konuşmam ..............trip yapmam ...............yapanlada hiç uğraşmam ................bütün gece uyumam .................yerli yersiz uyurum ..................çok severim ...................çokta sevilirim ....................içerim .....................gezerim ......................DEĞER VERİP HAYATIMA SOKARIM DEĞER VERMEYENİNDE HAYATINA .. hehe... orasını yazmaya terbiyem müsade etmio..hell.Oco...
Duruş : ?
Bakış : ?
güzellik: ?
Şekil : ?
Kalite : ?
Estetik : ?
Zerafet : ?
Letafet : ?
Uyum : ?
Herbişi : ?
Test Edildi, Onaylandı... 10 Numara Kusursuz
• YASAL UYARI: BU UYARI T.B.M.M. TARAFINDAN KARAR ALINDI VE SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN ONAYLANDI. T.C YASASININ 0906 MADDESİ GEREĞİNCE ŞEKER HASTALARI BU RESİME BAKMASIN ÇÜNKÜ BU KIZ ÇOK Ş EKER
şEKER oRANI... ----------] 95% tATLI oRANI... -----------] 96% gÜZELLİK oRANI... ------------] 98% sEMPATİ oRANI... -------------] 99% tOPLAM sONUÇ...
T@TLI C@DIIIIII.................
o bır star................(cıdden öle) o bır ıdol................(özenen çok) o bır erkeklerin baş tacı....(aslında hepsının kalbınde) o bır qüzel....(5 dk fasla bakmayın benden demesı ) o bır kalıte..............(kesınlıkle öle) o bır cıcı................(ama baksanıza ya) o bır karısma.............(söylemeye lüzum görmüorum) o bır neşelı.............(cıwıl cıwıl daha ne denırkı )
OOOO bir Cinayet işleme sebebi OOOO bir Güzel OOOO bir Tarifsiz karmaşa OOOO bir Bin bilinmeyenli denklem OOOO bir Süper OOOO birHiper OOOObirTane OOOObirYaşamasebebi OOOObirMükemmel OOOObirBomba